Engin Koçali

T Hücresi

T Hücresi

Okuyacağınız bu yazıya başlamadan önce bilmenizi isterim ki yazımın içeriği sadece kendi kişisel araştırmalarım.

Amacım, kimseyi yönlendirmek, kimseye akıl vermek, işin uzmanlarına bilgiçlik taslamak değil.

Dediğim gibi yaşadıklarımın sonucunda yaptığım kendi araştırmalarım ve bu araştırmalar neticesinde ortaya çıkan kendi gerçeklerim.

Hatta ön bilgi sahibi olmak için şöyle bir şey de yapabilirsiniz;
Google arama motoruna girip “gülmenin vücuda etkileri” diye bir araştırma.
Veya bu araştırmayı yazıyı okuduktan sonra yapın.

Ben, böyle bir şey yaptım ve “gülmenin vücuda etkileri” ni araştırdım. Ortaya da epeyce ilginç sonuçlar çıktı.

Çıkan bu sonuçlardan; ‘gülmek insanı gençleştirir, vücuttaki stres hormononu azaltır, yüzdeki kırışıklıkları azaltır, mutluluk verir‘ gibi benzeri hisler ve sözler dikkatimi pek çekmedi.

Güldüğümüz zaman fizyolojik olarak değişiriz” söyleminden ziyade beni asıl ilgilendiren daha başka konulardı.

Günümüzün gerçeğiydi beni asıl ilgilendiren.

T hücreleriydi mesela

Fakat önce konuyu daha iyi anlayabilmek için sırları henüz tam olarak çözülememiş T hücreleri hakkında da biraz bilgi sahibi olalım.

T hücreleri bir tür bağışıklık hücreleridir ve vücudu istila eden hastalık yapıcı patojenleri veya virüsün bulaştığı enfekte hücreleri tespit edip ortadan kaldırmakla görevlidirler. Bunu, virüsün dış yüzeyindeki proteinlere tutunarak yaparlar. Her T hücresi farklı bir hedefi tanıyıp tutunacak şekilde özelleşmiştir. Enfeksiyon sonrasında kanda yıllar boyunca kalabildikleri için bağışıklık sisteminin “uzun dönemli hafıza” sistemine yardımcı olup, vücudun daha önce karşılaştığı bir virüse karşı etkili bir şekilde tepki vermesini sağlar.

ABD’de Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü (NIAID) tarafından yapılan yeni bir çalışmaya göre, Covid-19’a karşı koruyuculukta antikorlar tek etken değil. Araştırmada korona virüsün yeni varyantlarına karşı T hücrelerinin önemli bir ek koruyucu rol oynadığı görüldü.

Open Forum Infectious Diseases” adlı dergide yayımlanan çalışmada araştırmacılar, yeni ve daha bulaşıcı mutasyonların ortaya çıkmasından önce Covid-19’dan iyileşen 30 kişinin kanını analiz etmişler. Bu örneklerden virüse karşı aktif olan spesifik bir T hücresi formu belirlemişler ve bu T hücrelerinin Güney Afrika, İngiltere ve Brezilya’daki ilgili varyantlara karşı nasıl performans gösterdiğini değerlendirmişler.

Sonuçlarda, T hücre yanıtlarının büyük ölçüde sağlam kaldığını ve incelenen varyantlardaki neredeyse tüm mutasyonları tanıyabildikleri keşfedilmiş.

Johns Hopkins Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden araştırmayı yöneten Dr. Andrew Redd, “Verilerimiz ve diğer gruplardan elde edilen sonuçlar, virüsün orijinal versiyonu ile enfekte olmuş kişilerde T hücre yanıtının İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya’da tanımlanan başlıca mutasyonları tanıdığını gösteriyor” ifadelerini kullanmış.

Ne demek oluyor du bu;

T hücresi bağışıklığı, korona virüsün yeni mutasyonlarına karşı koruma sağlıyor.

Peki gülmeyle T hücresinin ilişkisi neydi?

Ulusal Kanser Enstitüsü‘ne göre gülmek hormonları kontrol altında tutarak NK hücreleri, lenfositler, B hücreleri ve T hücreleri gibi bağışıklık sistemi maddelerinin uygun şekilde fonksiyon göstermelerine yardımcı oluyormuş.

Yani neymiş; Gülmek bağışıklık sistemini güçlendirir.

Sadece T hücresiyle mi bitiyordu olay?

Hayır!

Devam edelim…

Gülmek kan akışını iyileştirir

Maryland Medical Center Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırmada sonuçlar gülmenin iç damar zarlarının genişlemesine ve daha iyi bir kan akışının sağlanmasına neden olduğunu göstermiş.

Gülmek organlarınıza enerji verir

Gülmek kan akışını iyileştirir, stres hormonlarını kontrol eder ve biraz egzersiz sağlar. Ayrıca gülmenin kalp, beyin ve akciğerler gibi organlara bir uyanış çağrısı sağlamasıyla harekete geçmesi için uyarmış olur.

Gülmek Akciğerleri temizler

Gülme esnasında akciğerler açılır ve daha fazla oksijen teneffüs edilir. Bu akciğerin kapasitesini artırır ve kirli havayı dışarı itip daha fazla temiz havanın içeri girmesini sağlayarak akciğerlerinizi temizler. Gülmek uzun uzun nefes vermenize (yani kirli havayı dışarı itmenize) neden olarak kan dolaşımınıza dahil olan oksijen miktarını artırır. Bu sayede daha rahat nefes almanıza yardımcı olur.

Gülmek iyileşme sürecini hızlandırır

Bilimsel araştırmalar tansiyonumuzu düşürmek, bağışıklık sistemimizi desteklemek, stres hormonlarını azaltmak gibi faydalarıyla gülmenin çeşitli hastalıkları daha hızlı atlatmaya yaradığını ortaya çıkardı.

Son yıllarda bilim insanları gülmenin vücuda etkisi konusunda biraz daha araştırma yapıp yine ilginç sonuçlar elde etmişler.

Kan akışı

Araştırmacılar, insanlara komedi veya dram izletildiğinde bunun damarlar üzerindeki etkilerini çalışmışlar. Gösterimden sonra komedi izleyen grubun damarları kolaylıkla daralıp genişleyerek normal bir şekilde hareket etmiş. Fakat dram izleyen insanlardaki damarlar kan akışını kısıtlayacak şekilde gerilme eğilimi göstermiş.

Bağışıklık tepkisi

Artan stresin, azalan bağışıklık sisteminin tepkisi ile ilgili olduğu belirtiliyor. Bazı çalışmalar, mizahı kullanma becerisinin vücuttaki enfeksiyonla savaşan antikor düzeyini yükseltebileceğini ve bağışıklık hücrelerinin seviyesini de arttırabileceğini göstermektedir.

Gülmek organlara moral verir

Gülme sırasındaki vücutta salgılanan edorfin had safhaya çıkarak, vücuttaki tüm organlara, her şeyin yolunda olduğu bilgisini gönderir. Yani moral verir.

★★★

Covid-19 test sonucum pozitif

Covid-19 testi pozitif çıkan kişilerle temaslı olmam neticesinde 6 gün önce ben de test yaptırdım ve ne yazık ki sonucu pozitif çıktı.

14 gün süreyle karantinaya alındım.

Bugün altıncı gün ama, hastalığı dokuz gün önce kaptığımı gayet net bir şekilde biliyorum.

Önce boğazda küçük bir gıcıkla oluşan öksürük başladı. Herhangi bir ağrı, sızı, bulantı gibi emareler göstermedi. Sanki grip olacakmışım gibi belirtiler vardı. Sesim değişti, burun tıkanıklığım başladı ama, bu belirtiler ertesi gün devam etmedi.
Yok oldu.
Normaldim. Sadece ara sıra seyrek vaziyette gelen ama, limon ve taze zencefille yapılmış çayla hemen yok olan kısa öksürükler vardı.
Geceleri hiç öksürüğüm yoktu mesela.

Fakat ne olduysa 3. gün oldu.

Koku alma duyumu kaybettim

Sarımsak kokluyorum, tık yok.

Hiç sevmediğim dereotunu kokluyorum, yine bir şey yok. Halbuki dereotu kokusu aldığımda miğdeme kramplar girerdi.
Öyle nefret ederdim kokusundan.

Kahve kokluyorum, en kötü kokan içkiyi kokluyorum yine tık yok.

Korkuttu beni bu koku işi ama, bir arkadaşım ‘beş gün içinde yavaş yavaş geri geldiğini’ söylediği için takmamaya çalışıyordum.

Yalnız okuduklarım dehşete düşürüyordu beni.
Biraz daha araştırayım belki bir çaresi vardır diye düşündüm ama, vazgeçtim. Çünkü hiçte hoş şeyler yazmıyordu. Kimi dokuz gün sürdüğünü, kimi bir ay sürebileceğini, kimi de kalıcı olabileceğini söylüyordu.

★★★

Kokusuz geçen o ilk günün akşamı kafamı dağıtmak için youtube kanallarında gezinirken “Çakallar 5” diye komedi filmini gördüm. Zamanın kısıtlılığı nedeniyle pek film seyredemiyordum.

Seyredeyim” dedim.

İyi ki de demişim. Film boyunca kahkahalarla güldüm. Hatta evin diğer sakinleri bile bu kahkahalardan rahatsız oldu.

Film bittiğinde, ‘bir de bunun 4. versiyonunu seyredeyim‘ dedim ve onu da seyrettim. Yine ortalık kahkahalarla inledi.

Gecenin geç vakti olmuştu. ‘3. versiyonunu da yarın seyrederim‘ diye düşünüp yattım.

Sabah kalktığımda rutin temizliğin ardından mutfağa gittiğimde eşim kahvaltı hazırlıyordu ve inceden inceden kokular geliyordu. Eşime, “yine kokmuş ortalık, aspiratörü açsana” dedim ve o anda donakaldık…

Üçüncü gün yok olan koku duygum dördüncü gün geri gelmişti

Nasıl olur‘ bu diye düşünürken eşim, “dün biz yattıktan sonra ne yaptın, ilaç falan mı aldın, ne yedin, ne içtin?” diye sordu.

Hiç” dedim.

Hiç bir şey yemedim ve içmedim. Sadece film seyrettim ve üç saat boyunca kahkahalarla güldüm” dedim.

Durdum!

Bir kaç saniye düşündükten sonra, “yoksa çok güldüğüm için mi bu koku duygum geri geldi” dedim.

Sadece güldü eşim ‘saçmalama‘ dercesine.

Oysa ben, harıl harıl araştırmaya başladım “gülmenin vücuda etkileri” konusunu…

★★★

Konunun uzmanı değilim.
Sadece kendim için yaptığım araştırmanın sonucu bu.
Herkeste aynı sonuç ortaya çıkar mı bilemem. Fakat denemenizi tavsiye edebilirim.
Göstereceğiniz bir çaba ve emek, sarf edeceğiniz bir efor yok çünkü.
Maddi bir kaybınız da olmayacak.

Belki koku alma duyunuz bendeki gibi bir günde geri gelmez ama, en azından bu zorlu günlerde ve süreçte keyfiniz yerine gelir, moraliniz düzelir.

.


BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
Kaynak Gösterilse Dahi İzin Alınmadan Hiç Bir Yazı KOPYALANAMAZ! Copyright 1994 - 2021 Engin Koçali