AKADEMİK BİR HİKAYE

21.02.2026

Sahtecilikle yükselen kariyerin ibretlik sonu. Makamı ne olursa olsun kadına şiddet uygulayanlar hukuk önünde hesap vermeli. Haysiyet koltuktan bakidir!

Şimdi sizlere, 2006 yılında Çanakkale’de başlayıp Bartın’da devam eden bir hikâyeden söz edeceğim.
Ulusal basına, resmî kurum açıklamalarına ve yargı süreçlerine yansıyan bu hikâye, kamuoyunda geniş yankı uyandırmış bir süreci anlatıyor.

Hikâyeyi anladık da, akademik derken neyi kastediyorsun?” diye sorduğunuzu duyar gibiyim.
Hemen merakınızı gidereyim:
Hikâyemizin başrolünde bir akademisyen var.
Merkezinde ise bu akademisyenin kamuoyuna yansıyan tartışmalı akademik ve idari süreci yer alıyor.

Ulusal basına yansıyan haberler, yargı kararları ve resmî kurum açıklamalarına konu olan iddialar çerçevesinde şekillenen bu süreç, akademide denetim, liyakat ve etik tartışmalarını da beraberinde getirmiş durumda.
Yazının amacı, yargı süreci devam eden konularda kesin hüküm isnadı yapmak değil; kamuoyuna yansıyan bilgi ve belgeler ışığında yaşananları aktarmaktır.
Metinde geçen tüm değerlendirmeler, iddia, karar ve haber kaynaklarına dayalıdır.

Söz konusu süreç, 2021 yılında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde görev yapan bir akademisyen hakkında, sahte belge düzenlediği ve sınavlara kendi yerine başkasını soktuğuna ilişkin iddiaların ulusal basına yansımasıyla başlar.
Bu iddiaların ardından ilgili kurumlarca inceleme başlatıldığı ve sürecin resmî kayıtlara girdiği kamuoyuna yansımıştır.

Yürütülen incelemeler sonucunda, Yükseköğretim Kurulu tarafından alınan kararlarla, akademik unvanlara ilişkin işlemlerin iptal edildiği ve üniversite ile ilişiğin kesildiği bilgisi kamuoyuyla paylaşılmıştır.

Peki, kimden söz ediyoruz?

Döneminde Biga İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde doktora unvanı aldığı bilinen Mesut Kasap’tan.

Mesut Kasap’ın akademik geçmişine ilişkin tartışmalar yalnızca sınav süreçleriyle sınırlı kalmaz.
Ulusal basına ve resmî belgelere yansıyan bilgilere göre, akademik kariyer için gerekli olan ALES puanını ucu ucuna aldığı, bu süreçte de çeşitli usulsüzlük iddialarının gündeme geldiği görülür.

Bu iddiaların aydınlatılması amacıyla Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından yeniden sınava girme çağrısı yapıldığı; ancak yabancı dil belgesine ilişkin iddiaların netleştirilmesini amaçlayan bu sınav davetine katılmadığı yönünde bilgiler kamuoyuna yansır.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörlüğü’ne ve YÖK’e yapılan başvurularda, Mesut Kasap’ın Yabancı Dil Sınavı’nda ilk denemesinde 35 puan aldığı, daha sonraki bir sınavda ise 96 puan aldığına dair belge sunduğu; bu durumun olağan dışı bulunduğu ve çeşitli şüphelere neden olduğu ifade edilir.

Yabancı Dil Sınavı’ndan 90 puan üzeri almanın güçlüğü bilinirken, 2014 yılında girildiği belirtilen sınava bizzat kendisinin girmediği, yerine başka bir kişinin sınava girmiş olabileceği yönündeki iddialar da kamuoyuna yansır.

2021 yılında, bu iddialar doğrultusunda YÖK tarafından geniş kapsamlı bir inceleme başlatıldığı, inceleme sonucunda yabancı dil belgesindeki sahtecilik iddialarının tespit edildiği; ALES sonuçlarına ilişkin şüpheler nedeniyle de sunulan belgelerin iptaline karar verildiği açıklanır.
Bu kapsamda doktora unvanının geri alındığı ve üniversiteyle ilişiğinin kesildiği kamuoyuna duyurulur.

2022 yılında akademik unvanları geri alınarak ÇOMÜ’den ayrılan Mesut Kasap’ın, kısa bir süre sonra ne hikmetse Bartın Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak göreve başladığı görülür.

Tüm olanlara rağmen kendini güvende hisseden Kasap’ın daha sonra mahkemeye başvurarak akademik unvanlarının iadesini talep ettiği, yargı süreci sonunda yabancı dil sınavına kendi yerine başkasını soktuğu gerekçesiyle doktora unvanının geri alınmasına ilişkin işlemin hukuka uygun bulunduğu; ancak ALES sınavına yönelik sahtecilik iddiasının yeterli delille ispatlanamadığı gerekçesiyle öğretim görevlisi olabilmesi için gerekli ALES puanının iptal edilmesi talebinin reddedildiği karara bağlanır.

Bu süreçlerin ardından, kamuoyunda tartışmalara neden olan bu dikkat çekici kariyer seyri Bartın Üniversitesi’nde de devam eder.
Mesut Kasap, önce öğretim görevlisi olarak görev alır; ardından idari kademelerde yükselerek Bartın Üniversitesi Genel Sekreteri olur.

Ulusal basında yer alan haberlerde, bu akademik sürecin ardından Mesut Kasap’ın özel hayatına ilişkin ciddi iddiaların da yargıya taşındığı belirtilir.
Eşine yönelik şiddet iddiasıyla gözaltına alındığı ve devamında tutuklandığı yönündeki haberler kamuoyuna yansır.
Eşi M.M.K.’nin şikâyeti üzerine adli soruşturma başlatıldığı bilgisi basında yer alır.

Böylece, akademik hayatta usulsüzlük iddialarıyla başlayan tartışmalı süreç, bu kez özel hayata ilişkin ağır iddiaların yargı gündemine taşınmasıyla bambaşka bir boyuta evrilir.

Akademik kariyer, eşe yönelik şiddet iddialarının adli mercilerce değerlendirilmesiyle, adliye koridorlarına taşınır.

Eee, ne diyelim;

Maskeler bir bir düşerken…

Darısı;
adli kayıtlara yansıyan darp raporlarının, makamların, unvanların ve sıfatların arkasına saklanamadığı günlere.

Darısı;
eşlerin, kadınların, mağdurların “kim” olduğuna değil, yaşananın ne olduğuna bakıldığı bir hukuk anlayışına.

Darısı;
gücü, koltuğu, makamı ne olursa olsun, kadına yönelik şiddet iddialarıyla anılan herkesin aynı hukuk terazisinde tartıldığı bir vicdan iklimine.

Çünkü mesele isimler değildir.

Mesele;hangi koltukta oturulursa oturulsun, hukukun kapısının herkese aynı ağırlıkla açılıp açılmadığıdır.

Zira makamlar geçicidir.
Ama şiddetin bıraktığı izler de, suskunluklar da kalıcıdır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Kaynak Gösterilse Dahi İzin Alınmadan Hiç Bir Yazı KOPYALANAMAZ! Copyright 1994 - 2025 Engin Koçali