RABOVA KATLİAMI

Rabova Katliamı nedir? Masum Şehitler Günü’nün arka planı ve unutulan bir tarihsel acı.

Rabova; Osmanlı’nın Birinci Dünya Savaşı’ndan çekilme sürecinde yaşanan, sivil Türk ailelerinin ve silahsız askerlerin hedef alındığı acı bir kırılmanın adıdır.

Tarih, 30 Eylül 1918.

Osmanlı İmparatorluğu savaşın sonuna gelmiş, ordular geri çekilmeye başlamıştır. Şam, uzun yıllar Osmanlı idaresinde kalmış, içinde binlerce Türk ailesinin yaşadığı kadim bir şehirdir. Alınan askeri karar doğrultusunda Şam boşaltılırken, kadınlar ve çocuklar başta olmak üzere çok sayıda sivil yollara düşer.

İşte bu geri çekilme sırasında, Şam–Rayak demiryolu hattının geçtiği Rabova Boğazı, tarihe bir utanç sayfası olarak geçer. Kaynaklara göre, treni hedef alan silahlı gruplar tarafından yapılan saldırıda, savunmasız insanlar hayatlarını kaybeder.

Bu olay, yıllar boyunca her 30 Eylül tarihinde “Masum Şehitler Günü” olarak anılmış; ancak zamanla hafızalardan silinmiştir.

Ne gariptir ki; bazı acılar sistemli biçimde hatırlatılırken, bazıları görmezden gelinmiştir.
Yakın tarihte farklı siyasi ve ideolojik söylemlerle yeni hafızalar inşa edilmeye çalışılmış; Rabova gibi hadiseler ise sessizliğe terk edilmiştir.

Oysa bu toprakların hafızası acılarla doludur.
Balkanlar’da yaşanan zulümler,
Doğu’da yaşanan trajediler,
Güney cephelerinde kurulan pusular…

Hangisini anlatmaya yetelim?

Bu satırları yazdığımda, kimi zaman “ırkçılık” ya da “ayrıştırıcılık” ithamlarıyla karşılaşıyorum.
Oysa tarihi hatırlatmak; kin gütmek değil, ibret almaktır.

Türk milleti, tarih boyunca katliamlara uğramış bir millet olarak, bugün dünyanın farklı coğrafyalarında yaşanan insanlık dramlarına duyarlıdır. Ancak bu duyarlılık, geçmişte yaşananların unutturulmasını gerektirmez.

Tarih, yalnızca başkalarının anlattıklarıyla değil; bizim hatırladıklarımızla da şekillenir.

HAFIZA SUSARSA, TARİH TEKRAR EDER

“Hafıza-i beşer nisyan ile malûldür” denir.
Evet, insan unutur.

Ama unutmamak için çaba göstermeyen toplumlar, aynı acıları tekrar yaşar.

Rabova Katliamı; adı az anılan, fakat yükü ağır bir hatıradır.
Masum Şehitler Günü; takvim yapraklarında silikleşmiş, ama vicdanlarda canlı kalması gereken bir gündür.

Kinle yaşamayalım.
Ama unutmayalım da.

Uysal bir sessizlik, bazen en büyük haksızlıktır.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Kaynak Gösterilse Dahi İzin Alınmadan Hiç Bir Yazı KOPYALANAMAZ! Copyright 1994 - 2025 Engin Koçali