NEREDE O SÜSLÜ KALDIRIMLAR?

05.01.2026

Karabük’te kar yağışıyla birlikte süslü kaldırımlar kayboldu, yayalar yola indi. Belediyenin hazırlıksızlığı kışı çileye çevirdi.

Karabük, yıllardır hasretle beklediği o beyaz örtüye nihayet kavuştu. Ancak ne yazık ki bu doğa olayı, bir “kış masalı” olmaktan çıkıp yerel yönetimin hazırlıksızlığı nedeniyle tam bir “çile senaryosuna” dönüştü.

Şehri yönetenlerin aylardır övündüğü, onlarca masraf yapılarak yenilenen o modern caddeler ve süslü kaldırımlar, ilk ciddi sınavında sınıfta kaldı.

Hatta Karabük Net Haber’in Yazı İşleri Müdürü Ergün Başkaya’nın köşe yazısında da altını çizdiği gibi; belediye sadece sınıfta kalmadı, aynı zamanda vatandaşa hizmet borcu olan temel belediyecilik reflekslerini de gerçekleştiremediğini kanıtladı.

Sokağın sesine kulak tıkamanın, “biz yaptık oldu” mantığıyla şehri yönetmenin faturası, bugün dondurucu soğukta araçların arasında canını dişine takarak yürümeye çalışan Karabüklüye kesildi.

Bugün Karabük sokaklarında en çok sorulan soru şu:
Kaldırımlar nerede?

Kar yağdığından beri kaldırımları görmek mümkün değil; çünkü kar yığınlarının altında adeta “yok” oldular. Tonlarca bütçe ayrılan o yaya yolları temizlenmediği, tuzlama ve kar küreme çalışmaları zamanında yapılmadığı için bugün yayalar için “kaldırım” diye bir seçenek maalesef kalmadı.

Sonuç ne mi?

İnsanlar mecburen akan trafiğin içine, araç yoluna iniyor.

Yayalar, kayan araçların ve buz tutmuş asfaltın arasında sıkışıp kalarak adeta can pazarı yaşıyor.

Bir annenin bebek arabasıyla, bir yaşlının elinde poşetlerle buzlu asfaltta araçların arasından sıyrılmaya çalışmasını izlemek, bu şehri yönetenler için sadece bir “başarısızlık” değil, aynı zamanda bir vicdan meselesidir.

Belediye ekipleri asfalt yolları tuzlayarak araç trafiğini bir şekilde açık tutmaya çalışıyor.

Peki ya yayalar?

Asfalt yollar tuzlanırken, yayaların güvenliği neden hiçe sayıldı?

Eğer yaya yolu temizlenmiyorsa, vatandaş araçların insafına terk edilmişse, o süslü taşların ne anlamı kalıyor?

Önce insan” diyen belediyecilik anlayışı, vatandaşı trafiğin ortasında savunmasız bırakmak mıdır?

Kışın dondurucu soğuğunda koku henüz hissedilmiyor olabilir ama konteynerlerden taşan çöpler şehri birer “atık tarlasına” çevirmiş durumda.

Günlerdir toplanmayan çöpler, kar yığınlarıyla birleşerek hem görüntü kirliliği yaratıyor hem de hijyen riskini artırıyor. “Kar yağdı, kamyonlar giremiyor” bahanesi, teknolojinin ve imkânların bu denli geliştiği bir çağda kabul edilemez bir mazerettir.

Engin Kocali K O S E Y A Z I S I Nerede O Suslu Kaldirimlar 1

Eski dönemleri hatırlayalım…

Rafet Vergili’nin başkanlık döneminde Fen İşleri Müdürlüğü koltuğunda oturan İrfan İnal, bu tür olumsuz hava koşullarında “önleyici belediyeciliğin” nasıl yapılacağını defalarca göstermişti. Kar şehre düşmeden iş makineleri kilit noktalarda bekler, tuzlama hazırlıkları tamamlanırdı. Müdahale kar her tarafı kapladıktan sonra değil, yollar kapanmadan önce yapılırdı.

Bugün ise Karabük sokaklarında gördüğümüz manzara; geç kalmış bir belediyecilik ve plansızlığın getirdiği tam bir sahipsizliktir.

Engin Kocali K O S E Y A Z I S I Nerede O Suslu Kaldirimlar 2

Şehri çiçekle, böcekle, ışıklı tabelalarla süslemek vitrin çalışmasıdır.

Ancak gerçek belediyecilik; kar yağdığında o temizlenmeyen, görünmez hale gelen kaldırımlarda düşen vatandaşın acısını hissetmek, yayayı araç yoluna mahkûm etmemektir.

Karabük halkı, vergisini verdiği hizmetin karşılığını bu kış günlerinde alamayacaksa, o yapılan lüks harcamaların ne anlamı kalıyor?

Görünen o ki; kar yağınca makyaj döküldü, gerçekler gün yüzüne çıktı: Karabük, eski disiplinini, liyakatli saha kadrolarını ve sahadaki tecrübesini arıyor.

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Kaynak Gösterilse Dahi İzin Alınmadan Hiç Bir Yazı KOPYALANAMAZ! Copyright 1994 - 2025 Engin Koçali